Ateşin kutsal yüzü

Ateşin kutsal yüzü

ANTİK DÜNYANIN OCAK KÜLTÜNE ve KARAZ KÜLTÜRÜNÜN EŞSİZ MİRASINA DİJİTAL BAKIŞ

Cinis Ocağı, Erzurum’un 40 km batısında, Aşkale ilçesi, yeni adıyla Ortabahçe mahallesi sınırları içerisinde yer alan Cinis Höyük’te bulunmuştur. 1974 yılında arazide yaşanan jeomorfolojik bir bozulmadan sonra, köy halkından birinin bulması ve Erzurum Müzesine teslim etmesiyle eser koruma altına alınmıştır. Günümüzde eser Erzurum Müzesinde sergilenmektedir. Cinis ocağı iki parça halinde ortaya çıkarılmıştır. Bu parçalar Ocağın ön yüzüne ait parçalardır. Antropomorfik ocağın iki parçası Erzurum Müzesi’nde 33.1. 74 ve 34. 1. 74 envanter numaraları ile kayıt altına alınmıştır. At nalı formunda olan bu iki parça Erken tunç Çağı’nda Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan dini inanış ve ritüeller hakkında bir kaynak niteliğindedir. Benzer örneklerini Amik Ovası kazılarında rastlanmıştır. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde yapılan araştırmalarda ortaya çıkan, Karaz kültürüne ait birçok ocak türünün varlığı bilinmektedir. İnanç sistemi çerçevesinde değerlendirildiğinde, kültürün geniş coğrafyalara yayılmasına rağmen Cinis Ocağı’nın aynı kökene sahip olduğunu anlaşılmaktadır. Antropomorfik ocak geleneğinin bu bölgede varlığı, kültürün bütünlüğü adına da bir göstergedir. Bu durum, bölgedeki inanç sisteminde ateşin önemine vurgu yapmaktadır. Birçok kolaylığı beraberinde getiren ateşin dokunulamaz oluşu, tanrılaştırılması için yeterli olmuştur. Ateş aynı zamanda bu bölgede ısınma ve hayatta kalmak için de önemlidir. Bu durum ateşin kutsallığını perçinleyen unsurlardan olabilir. Bölge halkının Ataerkil bir yaşam sürdüğü ve bu doğrultuda ocaklarında erkekleri temsil ettiği düşünülmektedir. Karaz kültürüne ait olan bu Antropomorfik ocaklarında erkek formunda yapılmış olması bu düşüncenin destekçisidir. Bu insan yüzlü erkek olarak nitelendirilen ocaklarla kendi tanrılarını betimlemiş ve ritüellerinde inançları doğrultusunda kullanmışlardır. (Takaoğlu, 2000).
Ocağın kutsallığı ateşin varlığı ile mümkündür. Ateş kutsal olduğu için ona daha özel bir mekan hazırlanmak istenmesi oldukça doğal ve inanç sisteminin gerekliliğidir.
Anadolu’da ateşin kutsallığı, Erzurum ve çevresinde ateşin önemi ve anlamı ile ilgili Koşay şunları ifade etmektedir: A. Julius Lewy Eski metinlerinde “Haşşa” adlı bir ocak tanrısından bahsedildiğini belirtmektedir. Devamında ise bir arkadaşının “Haşşa” ile ilgili olarak şunları anlattığını yazmaktadır. “İspir Türk köyünde bir ocakta ateş ansızın alevlenirse ve parlarsa “gil haşşa!” diye bağırırlar. Gil Çuvaş Türkçesi’nde ve bazı Kafkas dillerinde ev manasına gelir. Anadolu’da ise aile demektir (Koşay H. Z., 1979). (Koşay H. Z., Türk Tarih Kurumu Arşivi, 2026). Bu bilgiden yola çıkarak “Haşşa” adında bir tanrıdan ve bu tanrının da yüksek ihtimalle ateş tanrısı olduğunu varsaymak mümkün olacaktır. Karaz Kültürünün kuzeydoğu Anadolu bölgesinde ve diğer yerleşim yerlerinde de ateş tanrısına tapındıkları olasıdır.

Yukarı Kaydır